Oğuz BORAN, 19 Mayıs 1972 Ankara doğumlu.
Ankara Tuzluçayır’da büyüdü
Tuzluçayır ilkokulu ve lisesini bitirdi.İşçi bir baba ve ev hanımı bir
annenin iki çocuğundan biri olan OĞUZ BORAN 17 ile 22 yaşları arasında
sporla uğraşır.(tekvando,boks.atletizm ve futbol)
1994 de
Seyranbağları’ n da ki üç dört dernekte hocalık yapar ve bu arada müzik
grubu kurar. şenlik yada özel gecelerde sahne alarak müzik serüvenine
adım atmış olur. Aynı yıl bağlama ve gitardan oluşan bu grupla
programlar yapmaya başlar. kısa sürede grubu genişletirler. Özellikle
şiir okuması (yaşayarak okuyor şiirlerini) ve sahnede aykırı
performansı ile dikkatleri üzerine çeker; dinleyici diliyle daha iyi ve
keyifli yaparlar müziklerini…
Bu süreç zarfında albüm
teklifleri almaya başlayan sanatçı kendini hazır hissetmediği için
gelen tekliflere olumlu cevap vermez..2005 te dinleyicilerinin baskısı
ve samimi bir dostumun(Alparslan Aydoğan) artık beklediğin yeter be
Oğuz demesiyle en son yapılan teklifi kabul eder ve albüm süreci
başlar..
“asi bir çocuk” adını taşıyan albüm Seyhan Müzikten
çıkar ve müzik marketlerdeki yerini alır. Bu albümde kendi imzasını
taşıyan 4 adet eser bulunmakta.
2001 de evlenen sanatçının Sude adında bir kızı var.
Sanatçının dilinden OĞUZ BORAN;
Müzikten başka hiçbir işle uğraşmadım, hobim albüm dinleyip
biriktirmek… Çoğunu har disk te sakladığım büyük bir müzik arşivim var
evimde (sekiz yüz bine yakın eser)…
Benim oyun bahçem…
Önce memleketimde yapılmış ve yapılan müziği ve eserleri bilip takip ediyorum sonra
dünyada yapılmış ve yapılan müziği takip ediyorum.
Müziğin evrensel bir bütünlük içinde soluk aldığına inanıyorum…
Müzik üstüne yazılmış kitap ve yazıları,şiir
kitaplarını,felsefe,psikoloji ,metafizik ve tarih kitaplarını büyük haz
duyarak okuyorum.
Boş hiçbir zamanım yok.bedensel hareket gerektiren bir işle uğraşmadan oturduğum zamanlarda bile kalem kağıt düşmez elimden.
Başucumda kayıt cihazım devamlı hazır durur
Amatörce
resimle de ilgiliyim.boyayı ,tuvalde yada kağıtta ,kimyasal
bileşiminden başka anlamlara taşımayı ,özellikle kara kalemi
seviyorum.Sürrealist tarzda beş altı çizimim var…
Kendini anlatımla alakalı bir şiirim
“ Gözlerimi açtığımda
bir kuyunun dibinde buldum kendimi
ve kaldırdım başımı gökyüzüne
sonra…
bir ip gördüm solumda
uzar gider yanımdan,
kuyunun başına
ustalarım düğümler atmışlar her adıma
pir sultanı okudum her tutunduğumda
şah hatai , köroğlunu
nesimiyi şeyh bedrettini anladım
her dokunduğumda…
tutuna tutuna çıktım
kuyunun başına
GÖKYÜZÜNÜ GÖRDÜM…
…
…..
Sonra kapadım gözlerimi
Kalbimin dibinden kendime baktım
Ahd ile vefa ile
Dil ile diş ile tırmandım
Kanadı tırnaklarım
Durmadım,
Yılmadım,usanmadım
Çıktım kalbimin kuyusundan
GÖKYÜZÜMÜ GÖRDÜM….
OĞUZ BORAN ”